Alışmak
Kızıl ve hareketli bir akşamüstü durağa doğru yürürken, kafasındaki sesler ve düşünceler, şımarık iki çocuk gibi sonu gelmeyecek bir kavgaya tutuşmuş, zihnini oradan oraya çekiştiriyordu. Köşedeki simitçinin, sevgilisine bağıran gencin, yürüyenlerin, gülenlerin, öksürenlerin, esneyenlerin, yere henüz atılmış sigaranın alevinin sesine kulak kesildi ama istediği sesleri duyamadı. Sanki evrendeki tüm sesler, derinlere, ulaşılması güç, yankısız bir […]


